Bel Ağrısı

Bel Ağrısı – Kimlerin Beli Ağrır ve Bunların Nedenleri Nelerdir?

Hemen herkes yaşamının bir döneminde bel ağrısı çeker. Ağrı yoğun birşekilde ve aniden başlayabilir. Örneğin, futbol oynarken uzun bir pası yakalamak için yapılan ani bir dönüş, yoğun bir ağrıya neden olabilir. Ağrı bazen de yavaş yavaş başlar ve sonunda birleşir. Çoğu insan yaşlandıkça böyle ağrılar çekmeye başlar.

Fiziksel olarak ağır işlerde çalışan yada zorlayıcı sporlarla uğraşanlar, bel ağrılarıyla daha sık karşılaşırlar.  Ancak bel için hareketsiz yaşam bçimi de sakıcalıdır. Beslenme be diğer unsurlar da bel sağlığını etkiler. Ağrıya neden olan bel rahatsızlıklarının kimlerde ortaya çıkacağını önceden belirlemekte genetik önemli bir rol oynayabilir.

Bel ağrısı öylesine yaygındır ki, sırf insan olmak bile bel ağrısı çekmek için yeterlidir denebilir. Bu çok da yanlış bir ifade olmaz. Oturmak ve iki ayak üzerinde yürümek insanoğlunun beline büyük yük bindirmektedir. Aslına bakılırsa bel ağrısı soğuk algınlığı kadar yaygındır ve çoğu bel ağrısı da soğuk algınlığı kadar zararlıdır. Ancak bel ağrısı soğuk algınlığı gibi belirli bir zamanda ortaya çıkmadığından insanlar bu ağrı yüzünden daha sık hekime başvurur.

Yaprakları süpürdükten yada ağır bir yük kaldırdıktan sonra beliniz ağırırsa ve siyatiğiniz yoksa (bacaklarda güçsüzlük, uyuşma yada karıncalanma) çok sayıda insanın saflarına katıldınız demektir.

Çoğu insan yaşamının bir döneminde bir tür bel ağrısı yaşar. Bu insanların yarıdan fazlası için ağrı, onları işlerinden bir süre alıkoyacak kadar şiddetlidir.

Bedenimizdeki her sinirin bir işlevi vardır. Motor sinirler motor işlevleri (hareket); duyu sinirleri duyu işlevlerini yerine getirir.  Ağrı, sıcak ateşe dokunduğunuzda elimizi otomatik olarak çekmemizi sağlayan koruyucu bir duyudur.  Bedenimizde ters giden birşeyler olduğunda bedenimiz hemen tepki veriri. Bir sinirin motor işlevi bozulduğunda, bir dizi kasın işlevi de bozulur.  Duyulardaki bir bozukluk, belli bir bölgede duyu kaybı yada değişime neden olur.

Arı sokması gibi kimyasal bir iritasyon, göze kirpik kaçması veya ayak parmağınıza basılması gibi mekanik bir baskı, sinir uyarısına neden olabilir.

Kaymış (fıtıklaşmış) bir diski ele alalım.  Disk doğrudan siniri iterek mekanik bir uyarıya yol açar, ancak disk maddesi  epidural bölgeye yayıldığında bir inflamasyon da  (kimyasal iritasyon)  söz konusu olur. Sinir üzerindeki kimyasal ve makanik iritasyon bir arada ağrıya yol açar. Kimyasal iritasyon siniri her türlü mekanik baskıya karşı duyarlı yapar. Duyarlıyken sinire yapılacak fazladan herhangi bir mekanik baskı ya da uyarı daha fazla belirtiye neden olur.

Kimi insanlar çok daha fazla ağrıya dayanıklıyken kimileri ağrıya dayanıksızdır. Ağrıyı nesnel olarak derecelendirmenin, bir kişiden diğerine sınıflandırmanın herhangi bir yolu yoktur. Bu nedenle de ağrı öznel ve tedavisi zor bir belirtidir. Bir kimsenin bacaklarında uyuşma ya da güçsüzlük varsa bunun derecesi ölçülebilir. Hastanın bacaklarındaki güçte ya da duyarlılıkta bir azalma olup olmadığını söyleyebiliriz, ama ağrının şiddetini gerçek anlamda değerlendiremeyiz  -  ağrını  ne kadar kötü olduğunu söylemek mümkün değildir.

Hareketli ve çok fazla parçadan oluşan bir sistemde bir şeylerşin ters gidebileceğini kestirmek zor değil.

Yaşlanan Omurga

Yaşın ilerlemesi ile birlikte çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkma sıklığı da artar. Kasları güçsüzleşen ya da kemikleri kırgınlaşan birinin sakatlanma olasılığı daha fazladır ve hastalık yaşlılık süresince “kendini belli eder.”

Bazıları yaşlanmayı esneklik kaybı olarak ifade eder. Düşünürsek bunun doğru olduğunu görebiliriz. Birinin yaşlı mı genç mi olduğunu sadece yürüyüşüne bakarak anlayabiliriz. Yaşlı bir insan yürürken genç bir insan gibi esnek görünmez.  Beden yaşlandıkça, artık eskisi kadar esnek olmayan ve yıpranmaya başlayan beldeki sistemler de yaşlanır.

Herhangi bir şey sinirlerin geçtiği alanı daraltırsa, daralan alan sinire baskı yapar ve bu baskı da ağrı, uyuşukluk, güçsüzlük, ve işlevler ile ilgli rahatsızlıklar dahil bir çok soruna neden olur. Örneğin, bir disk yaşlanır ve spinal kanala doğru çıkıntı yaparsa, sinirlerin geçtiği alanı daraltır ve bu sinirlere baskı yapar. Yine örneğin, ligamentler ve eklemlerin kalınlaşması da sinirlerin geçtiği alanı daraltır. Omurlardan birinin duruşu da bitişiğindeki omurun durumuna göre kayarsa alan daralır.

Artrit

Artrit yaşlanma sürecinin normal bir parçasıdır (yine de bu ondan hoşlanacağımız anlamına gelmiyor). Eklemlerin zamanla yıpranması sonucunda dejeneratif artrit adı verilen bir türü görülür: Elleriniz, bilekleriniz, kalçanız, ayak bileğiniz ve dizinizdeki eklemler gibi tüm büyük eklemlerde zamanla, sürekli kullanımdan kaynaklanan yıpranma nedeniyle Artrit görülebilir. Artriti olan biri genellikle sabahları kasılmış ve rahatsız bir şekilde kalkar ve hareket ettikçe açılır. Öte yandan günün sonunda yıpranmış eklem sürekli kullanılmış olduğundan ağrılar yine başlar.

Bel Ağrısı Omurilik

Bel Ağrısı Omurilik

Eklemin içinde yastık görevi gören artiküler kıkırdak yıprandığında çevresindeki kemikle inflamasyon baş gösterir ve ağrıya neden olur. Benzer süreçler omurgada da görülür.

İnsan yaşlandıkça disk alanı çöker, eklemler yıpranır ve artritin diğer eklemlerde yol açtığı ağrıya benzer ağrılar duyulabilir. Diskler de yıpranır, daralır ve çıkıntı yaparlar.

Beldeki Artrit, aynı bölgede kalp spazmlarını da tetikleyebilir, tipik bel zorlanmasını (lomper sprain) ve disk fıtıklaşmasını taklit eder. Ağrı kalçaya ve bacağın üst kısmına da yayılabilir. Fıtıklaşmış disk, belde kanal darlığı (lomper stenoz) ya da siyatiğe katkıda bulunan sinirdeki herhangi bir rahatsızlıkta ise, ağrının bacağın alt kısmına yayılmasına sıklıkla rastlanır.

 Osteoporoz

Osteoporoz da yaşa bağlı başka bir süreçtir. Pek çok kişi kemiklerin her gün bir yandan yapılanırken bir yandan da yıkıldığını bilmez.  Ancak çoğu insan östrojen hormonunun kemik yapımına yardım ettiğini ve kadınların menopoza girdikten sonra daha az ostrojen ürettiğini bilirler. Osteoporoz sadece kadınlara özgü bir rahatsızlık olmasa da, ortalama kemik kütlesi daha yaygın olan erkeklerde yaygın değildir. Osteoporoz olan birinin kemikleri zayıflar. Osteoporoz’un iyi bilinen bir kendini gösterme şekli 60’lı ve 70’li yaşlarda genelde kadınlarda görülen kalça kırıklarıdır. Benzer biçimde omurgadaki vertebral cisimler de kırılabilir. Buna Osteoporoza bağlı kompresyon kırıkları denir.

Dejeneratif Disk Hastalığı

Tıpkı eklemler ve kemikler gibi disklerde yaşlandıkça yıpranır. Diskte farklı tipte bozulmalar görülebilir.  Genç ve sağlıklı iken diskin orta kısmı iyi durumda ve sulu, dış kısmı ise sert ve lastiksidir. Yaşlandıkça disk kıkırdağında görülen değişim diskin çıkıntı yapmasına, fıtıklaşmasına ve fiziksel yapısında değişikliklere neden olabilir.

Sağlıksız Alışkanlıklar

Yaşam boyu sigara içme, kötü beslenme veya hareketsiz bir yaşam biçimi kolaylıkla bel ağrılarına neden olabilir. Bel ağrıları sigara içenlerde içmenyenlere göre daha fazla görülür. Düzenli egzersiz yapan birinin ise bel ağrısı çekme olasılığı daha azdır.

Yaşlandıkça diyabet, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) ve obezite gibi kronik hastalıklar sinir sistemimizi ve dolaşım sistemimizi etkilemeye başlar; dolayısı ile belde ve bacaklarda ağrı yaşanması doğaldır.  Bazı durumlarda bel ağrılarına sebep olan hastalıklar bunlar değildir.  Bronşiyal astım, kronik akciğer hastalığı, romatoid artrit gibi hastalıkların tümü de altta yatan hastalığın tedavisi için yüksek dozda steroid kullanımı gerektirir.

Tüm bunlara ek olarak, zaman geçtikçe yeni bir hastalığa, örneğin kansere yakalanma olasılığımız artar. Meme kanseri, prostat kanseri ya da herhangi bir yerdeki kanserin metastazla belde tümör oluşturması da ağrıya yol açabilirken, bedenin başka bir yerindeki kanser de bele ağrı sinyalleri yollayarak ağrının sorumlusu olabilir.

Omurga Yaralanmaları Ve Baskı Altındaki Omurga

Olimpiyatlarda yarışan jimnastikçiler olanaksız gibi görünen fiziksel becerilerini ortaya koymak için bedenlerini şekilden şekile sokarlar. Balerinler parmak uçlarında yükselir ve havaya sıçrarlar. Basketbol oyuncuları bir o yönr bir bu yöne koşar ve atış yaparlar. Futbol oyuncuları havalanır ve yere inerler. Voleybol oyuncuları topu ağın üzerinden göndermek için sıçrayıp topa hamle yaparlar. Jimnastikçiler, dansçılar ve darbe etkisi yüksek sporlarla uğraşanlar arasında bel ağrılarının yaygın olmaması düşünülemez. Elbette çoğunun beli ağırır. Bellerini aşırı esnetip gerdiklerinden stres yüklenir ve sonunda sakatlanabilirler. Bu onların performanslarından yada sporlarından alıkoyabilir. Kaslarını zedeleyebilir, bir ligametlerini yırtabilirler.

Bel ağrıları ile bir kenara çekilenler sadece profesyonel sporcular değildir. Haftasonu sporcuları, yaşlı sporcular ve eklemlerini eğip bükmenin, koşmanın ve sıçramanın stresinden korumaya yetmeyen sporcularda bir kenara çekilmek zorunda kalabilirler.

Üniversite yıllarında basketbol oynayan ve yirmi yıldır da masa başı çalışan 45 yaşında biri, bir basket maçının ardından kendini hekimin muayenehanesinde bulabilir. Haftasonundan haftasonuna bahçesiyle ilgilenen ve bir cumartesi günü otları temizlemek için eğilen biri de.

İş yerlerinde hem fiziksel olarak yoğun çalışanlar hem de hareketsiz çalışanlar bel ağrısı riski ile karşı karşıyadır. Bir kutuyu yanlış taşıdığı için bel ağrısı ile kıvranan bir kurye de, saatlerce fatura yığınlarının ve bilgisayar başında oturduğu için beli tutulan bir muhasebeci de aynı durumla karşı karşıya kalır. Bel kolay yaralanır.

Belinizdeki yapıları onları zorlayacak şekilde esnetir, büker, gerer ya da çevirirseniz bu yapılarda iritasyon ve yangı kaçınılmazdır -  bu ağrıya neden olur.

Kaslar aşırı kullanım ya da aşırı güç harcama nedeniyle kolaylıkla gerilebilir ya da yırtılabilir. Aslında kas gerginliği özellikle bel bölgesinde en yaygın bel sorunlarındandır ve genellikle bele stres yükleyen fiziksel bir aktiviteden kaynaklanır.

Hastalık ve Omurga

Bir hekim 50 yaş ya da üzerindeki birini muayene ederken diyabet ve kanser gibi kronik hastalıkara bakar. Kısa bir süre önce ameliyat olmuş ya da enfeksiyon geçirmiş kişiler de titizlikle incelenir.  Pek çok sistematik hastalık, ağrıya yol açan bel rahatsızlıklarına neden olur. Hekim, ağrının süregiden  bir hastalık sürecinin bir parçası mı olduğunu, yoksa normal yaşlanmanın ya da yaralanmanın sonucu mu olduğunu belirlemelidir.

Sistemik hastalığı, bedeninin herhangi bir yerinde tümörü, aort şişmesi, böbrek taşı ya da karın enfeksiyonu gibibaşka bir rahatsızlığı olan biri, yansıyan ağrı çekebilir (yansıyan ağrı başka bir yerdeki bir rhatsızlığın bele sinyal gönderen sinirleri harekete geçirmesidir; bel ağrıya neden olmasa da beyin ağrıyı belde algılar).

Genetik Unsur

Bel ağrısının genetik bir unsuru olduğunu biliyoruz, çünkü aynı ailede pek çok kişide disk fıtığı görülmektedir. Örneğin eskimoların bel rahatsızlıklarına genetik bir yatkınlığı vardır. Ayrıca Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos  sendromu gibi bazı kollejen vasküler hastalıklar, tüm ligament tiplerini etkiler ve belli bir gen yolu ile geçer.

Romatoid artritte de genetik bir etken olduğu düşünülüyor. ve RA’nın da beğ ağrısına neden olabileceğini biliyoruz. Belde spodilolizis adı verilen bir bozuklık da kalıtımsal olabilir. Son olarak cüceliğe sebep olan akondroplazi hastalıklarında da, onları bel rahatsızlıklarına ve ağrıya yatkın kılan genetik bir hastalık vardır.

Tüm bu olasılıklar göz önüne alındığında bile, birinin bel ağrısı çekme olasılığının bir diğerinden fazla olduğunu önceden kestirmemizi sağlayacak belli bir ergen büyük olasılıkla yoktur.

Bel Ağrısının Diğer Nedenleri

Bel ağrısı çeken bir çok kişinin de doğrulayacağı gibi, ağrının kaynağını belirlemek kolay ve doğrudan bir süreç değildir. Örneğin beldeki ağrıya kalçadaki ya da pelvisteki bir sorun neden olabilir ve bu ağrının beldeki yapılarla ilgisi olmayabilir. Hekim ağrıya neyin neden olduğundan (dolayısı ile nasıl tedavi edeceğinden) emin olamıyorsa ağrının kaynağını belirlemek için muayene sırasında ve tanısal tetkiklerde bazı şeyleri farklı yapmalıdır.

Abdominal aort anevrizması, böbrek taşları, pelvis tümörleri ve pankreas, karaciğer ya da böbreklerdeki sorunlar, kalça ya da sakroiliak artriti  gibi bel dışındaki pek çok başka fiziksel rahatsızlık, bel ağrısına neden olabilir.

Kalça artriti olana bazı hastalar bellerini incitmişlerdir. Sakroiliak eklem ya da başka bir yerden kaynaklanıp bele yansıyan ağrı söz konusuysa hekim ağrının nedenini belirlemek için provokatif muayene yapabilir (muayene sırasında ağrıyı tetiklemeye çalışır), kemik taraması, düz grafi, MRG taraması isteyebilir ve sakroiliak eklem ya da kalça eklem enjeksiyonu gibi iyileştirici enjeksiyonlar yapabilir.

Bu arada yansıyan ağrıda tam tersi bir süreç de söz konusu olabilir. Bir hastanın kalçasındaki ağrının ya da bacaklarında güçsüzlüğün nedenini bulmak zor olabilirse de pelvis ve kalça için çekilecek bir MRG aydınlatıcı olabilir.

Hekimler kişinin yürüyüşünü gözlemleyerek de pek çok şey söyleyebilir. Birincil sorun belde olabilir., bu da bacakta güçsüzlüğe ve kalça ağrısına neden olabilir. Bu ağrının tedavisi kapsamında bel kasları güçlendirilir., bu da yürüyüşün normalleşmesini sağlar ve kalçanın durumu gözlenir.

24 Omur ve 23 Disk

Omurganın Beş Bölgesi

Spinal kolon, kemik be disklerden (yastıkçıklar) oluşur; kaslar, ligamentler, omurilik ve sinir, bu kemik ve diskleri destekler. Bunların tümü de hareket edebilmemiz, eğilebilmemiz ve oturabilmemiz için birlikte çalışır. Vertebra kolonu omurlardan oluşur. Bedendeki tüm sinirleri koruyan vertebral kolon bu sinirler için kanal işlevi görür. Sinir sisteminin ana bölümü olan omurilik ise sinirler aracılığı ile beden ve beyin arasındaki sinyalleri taşır. Kaslar ve ligamentler diğer yapılar için destek ve stabilite sağlar. Kaslarımız sinirler tarafından gönderilen sinyallere yanıt verir.

Bel Ağrısı Omurilik

Omurga 5 ana böllüme ayrılır:

  1. Servikal omurga (boyun)
  2. Torasik omurga (göğüs bölgesi yada sırtın orta kısmı)
  3. Lomber omurga (bel)
  4. Sakrum (omurganın özel bir bölümüdür, birbirine yapışık tek bir kemik şeklinde pelvisin bir kısmını oluşturan omurlardan meydana gelmiştir.
  5. Koksiks (işlevsel açıdan pek önemi olmayan gelişmemiş kuyruk)

İlk 4 bölge bedeni desteklemekte ve bedenin uzayda konumlanmasında önemli rol oynar. Servikal omurlar başı destekler ve kolların kontrolüne yardım eder. Torasik omurlar, bedenin yana eğilmesini önleyen kaburgaya bağlı olduğundan omurganın bu bölgesinde hareket büyük oranda dönüş şeklindedir. Lomber bölgenin (bel bölgesinin) anatomisi pek çok

harekete olanak sağlar: Öne, arkaya, yanlara.  Bel gölgesinin altında birbirine yapışık omurlar sakrım adı verilen üçgen kemiği oluşturur. Pelvisi oluşturan kemiklerden biri olan sakrumun altında da koksiks denilen çok küçük bir kuyruk kemiği bulunur.

Speak Your Mind

*